E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

KIRIK ŞEMSİYE


KIRIK ŞEMSİYE

Milletimiz her zaman üzerine gelecek tehlike ve belalardan korunmak için tedbirli davranmıştır. Tedbirli davranmayan milletlerin ne zaman tarih sahnesinden silineceğini hiç kimse bilemez.
Milletleri oluşturan ailelerin ve insanların dünya üzerinde garantileri yoktur. Dünya, insanlar sayesinde kuvvetlilerin ve zenginlerin hüküm sürdüğü bir yer haline gelmiştir. Aslında işin aslı öyle değildir. Bütün tehlikelerin başında yaratıcımızın bize vereceği bela ve musibetler vardır. Bunlara karşı alınacak en büyük tedbir de yaratıcıyı unutmamak, emir ve yasaklarını uygulamaktır.
Dünya üzerinden toptan silinip giden millet ve kavimlerin üstüne hep Allah’ın azabı gelmiştir. Savaşlarla, soy kırımlarla ve dikta rejimlerle silinmeye çalışılan milletler hiçbir zaman yok olmamışlardır. Bütün önlemler insanın yeryüzünde rahat yaşayabilmesi içindir. Buna rağmen önlemini yanlış alan veya yanlış yerden medet bekleyen insanların sayısı az değildir.
İnsanın yeryüzündeki alacağı en büyük önlem veya üzerine yağacak felaketlere karşı tutacağı şemsiye ilahi dindir. Bu şemsiyeyi kullanmayan, kullanamayan veya kullanmak istemeyenlerin sonu hazindir. İnsanlık tarihi bu şemsiyeyi kullanmak istemeyen insanların helak olup gittiğini gözler önüne sermektedir. Bu şemsiyenin gerekliliğini anlatmak için yaratıcımızın gönderdiği peygamberlere bile savaş açan insanlar, bela ve musibetlerin nereden geldiğini anlamadan yok olup gitmişlerdir.
Allah her kavme belalar karşısında altına girip korunmaları için birer şemsiye ve bu şemsiyenin nasıl kullanılacağını öğretmesi için bir peygamber göndermiştir. İnsanlar, ne üzerlerine yağacak olan bela ve musibetleri inanmış ne de şemsiyenin kendilerini koruyacağını.
Allah’ın kendilerine verdiği yeryüzü halifeliğini azıp sapıtarak sınırsızca kullanmak isteyenler beklemedikleri son karşısında şemsiyenin altına girmek için çalışmışlardır ama nafile.
Ahir zaman peygamberine verilen şemsiye bütün millet ve kavimleri altına alabilecek büyüklük ve mükemmelliktedir. Peygamberimiz bu şemsiyenin nasıl kullanılacağını ve nelerden koruyacağını hayatı boyunca göstermiş ve inananları altında barındırmıştır.
Her dönemde olduğu gibi günümüzde de bu şemsiyeyi açık ve sağlam tutmaya çalışanlar olduğu gibi, şemsiyenin bize faydası olmadığını savunanlar, başka şemsiye icad etmeye çalışanlar ile ellerindeki şemsiyenin bazı yerlerini beğenmeyip buraları kesip çıkaranlar var. Tabi ki beğenmedikleri yerleri kesip çıkaranların üzerleri açık kalmaktadır.
Biz Allah’ın bize gönderdiği şemsiyenin her parçasını ve her noktasını sahip çıkmalıyız. Allah’ın emir ve yasaklarını uyguladığımız müddetçe şemsiyemiz mükemmel olarak açılacak, altına korunaklı olarak girebileceğiz. Yoksa tam açılmayan veya üzerinden beğenmediğimiz bazı yerlerin alındığı yırtık ve kırık şemsiye altında daha fazla zarar görürüz.
Şemsiyesiz insan kırık şemsiye taşıyan insandan daha az ıslanır. Çünkü şemsiyesiz insan şemsiyesinin olmadığını bildiği için yağmura çıkmayacak veya kendini koruyacak yerlerden gidecektir. Ama kırık şemsiyeli veya tam açılmayan şemsiyeli insan kendisini şemsiyesinin koruyacağını inanarak yağmurun altından gidecek ve daha fazla ıslanacaktır.
İşte günümüz insanın durumu kırık şemsiyeli insan gibidir. Biz hem şemsiyemizi elimizden bırakmayacağız hem de şemsiyedeki beğenmediğimiz yerleri kesip çıkaracağız. Sonuç nasıl olur? Tam günümüzdeki gibi olur.
Nedir bu şemsiyeden çıkarıp attığımız bölümler?
Aslında saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çoktur. Hani bunları okuyan kişi geriye ne kaldı diye sorabilir ama dinimiz o kadar büyük bir şemsiye ki kesip çıkararak bitiremeyeceğimiz kadar büyük. Fakat kalanlar bizi felaketlerden kurtarmaya yetmeyecek. Çünkü bilerek ve isteyerek bu şemsiyeden bir zerre kesip atan insanın bu şemsiyenin altına girmeyen insandan farkı yoktur. Hatta daha kötü durumdadır.
Neler mi kesip attık?
Başta ibadetler olmak üzere, faiz, kumar, zina, gıybet, hırsızlık, yalancılık, kendine beğenme, ana babaya itaatsizlik, yardımlaşmama, emanete hıyanet, israf, tesettür ve kul hakkıdır. Şimdi bir düşünelim bunların çıkarıldığı ve yerlerinin boş olduğu bir şemsiye ile dolaşan Müslümanların ne kadar korunaklı olduklarını anlamaya çalışalım.
Bu kadar kesilip paramparça olan bir şemsiyenin hala neden sağlam olarak taşınabildiğini merak ediyor musunuz?
Tabi ki yukarıdaki parçaları kesip atanlar kendi üzerlerinden kesip attılar. İşte bunların hiçbirini kesip atmayan şemsiyen altında korunaklı şekilde hayatını devam eden bir sürü Müslüman var da ondan.
Şemsiye nasıl mı ayakta duruyor?
Biz istesek te istemesek te Allah bu şemsiyeyi kıyamete kadar ayakta tutacaktır.
Akıllı olan şemsiyeden kopardığı parçaları teker teker yerine yapıştırır ve kırık yerlerini tamir eder.
Muhabbetle…

Osman GİRGİN osmangirgin.haber@hotmail.com
osmanlıhaber.com



OSMAN GİRGİN (Osman GİRGİN) tarafından 10.12.2014 20:21:12 tarihinde eklendi ve 664 gösterildi.

KIRIK ŞEMSİYE isimli esere henüz yorum yazılmamış.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
10.12.2014

Okunma:
664

Yazara ait bilgiler:

OSMAN GİRGİN

(Osman GİRGİN)
• Profili

Diğer yazdıkları:

• HAYATIM
 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.