E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

DÜNYAMIZA NELER OLUYOR?


Karbondioksit Oranı Artıyor.. Okyanuslar Isınıyor.. Buzullar Eriyor.. Deniz Seviyesi Yükseliyor.. Orman Yangınları Artıyor.. Buzul Tabakaları Parçalanıyor.. Göller Küçülüyor.. Kurak Dönemler Uzuyor.. Irmaklar Kuruyor.. Kış Sıcaklıkları Artıyor.. İlkbahar Erken Geliyor.. Sonbahar Gecikiyor.. Bitkiler Erken Çiçek Açıyor.. Göç Dönemleri Değişiyor.. Yaşam Alanları Farklılaşıyor.. Kuşlar Erken Yuva Yapıyor.. Kıyı Şeritleri Erozyona Uğruyor.. Mercan Resifleri Ağarıyor.. Kar Yığınları Azalıyor.. Bulut Ormanları Kuruyor.. Hastalıklar Yayılıyor.. Amfibiler Yok Oluyor.. Yüksek Enlemlerde Sıcaklıklar Artıyor..

(sıcaklık ve CO2 değişimleri)

Gezegenin sağlık durumunu değerlendiren uzmanların elinde, Dünya’nın ısındığını gösteren kesin kanıtlar var. Ve bu kanıtlar, bu ısınmanın hızla gerçekleştiğini ortaya çıkarıyor. Uzmanlar normal koşullar altında jeolojik zaman ölçeğinde meydana gelen olayların, artık insan ömrü kadar kısa bir dönemde gerçekleştiğini dile getiriyorlar.

BM Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), 2001′de yayımlandığı ve bir dönüm noktası oluşturan raporda, geçtiğimiz yüzyıldaki ısınmanın çok büyük ölçüde insan etkinliğinden kaynaklandığını açıkladı. Küresel sıcaklıklar, binlerce yıl öncesindeki dönemlerde olduğundan çok daha hızlı bir şekilde artıyor. Ve iklim modellemeleri, yanardağ ve güneş patlamaları gibi doğal iklim güçlerinin,tüm bu ısınmayı açıklayamadığını gösteriyor.

IPCC, yüzyılın sonuna kadar 1,5 ila 5,5 derecelik bir sıcaklık artışı öngörüyor. Ancak ısınma aşamalı olmayabilir.

Şu anda Alaska’dan, And Dağları’nın karlı zirvelerine kadar her yer ısınıyor, hem de hızla. Sıcaklıklar geçtiğimiz yüzyıldan bu yana, Dünya genelinde 0,6 derece arttı ancak en soğuk, en uzak noktalar daha fazla ısındı.

BUZULLAR ERİYOR

Dünya’nın her yanında, buzullar değişime uğruyor. Kilimanjaro’nun ünlü karları,1912′den bu yana %80′in üzerinde eridi. Garhwal’da (Himalaya) buzulları öylesine büyük bir hızla eriyor ki, araştırmacılar Himalayalar’ın orta ve batı kesimlerindeki buzulların, 2035′e kadar yok olacağına inanıyor. Kuzey kutbu’nda deniz buzu, son 50 yılda büyük ölçüde inceldi ve son 30 yılda da kapladığı alan yaklaşık %10 azaldı. NASA’nın düzenli aralıklarla yapılan lazer altimetre ölçümleri, Grönland’ın buz örtüsünün küçüldüğünü gösteriyor. Kuzey Yarıküre’de tatlı su buzları, ilkbaharda çözülmeye, 150 yıl öncesine göre 9 gün erken, sonbaharda donmaya ise 10 gün geç başlıyor.


Alaska’nın bazı kesimlerinde, permafrostun (donmuş toprak tabakası) erimesi nedeniyle, yüzeyde neredeyse 5 metrelik çökme meydana geldi. Kuzey Kutbu’ndan Peru’ya, İsviçre’den Endonezya’nın İrian Jaya buzullarına kadar çok büyük buzul alanları, dev buzdağları ve deniz buzları yok oluyor; hem de büyük bir hızla.

SULAR YÜKSELECEK

Sıcaklıkların artışı paralelinde buzlar eridiğinde, buzullardan ve buz tepelerinden denizlere karışan su artıyor. Okyanusların suları ısınıyor ve hacmi genişliyor. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre, son 100 yılda Dünya genelinde deniz seviyesinde yaşanan 10 ila 20 cm yükselmede, en büyük rolü, bu etkenlerin bileşimi oynadı.

Yükselen deniz seviyesinin, zincirleme gelişen etkileri var. Kıyılar üzerine araştırma yapan uzmanlardan Bruce Douglas, deniz seviyesindeki her bir cm’lik yükselmenin, erozyona bağlı olarak, kumluk kıyı şeritlerinde 1 m genişliğinde yatay bir geri çekilmeye yol açabileceğini hesaplıyor. Dahası tuzlu su, tatlı suya karıştığında, içme suyu kaynakları tehlikeye giriyor ve tarım ürünlerinde sorunlara yol açıyor.

IPCC, 2001 raporunda, bu kadar büyük bir olay meydana gelmese de, yüzyılın sonuna kadar deniz seviyesinin 10 ila 90 cm yükseleceğini öngörüyor. Bu öngörünün en üst sınırı ise yaklaşık 1 metre, Douglas’a göre; korkunç bir felakete yol açabilir.

Kayıtlardaki en sıcak yıllar: 1998-2002-2003-2001-1997

OKYANUS ISI DOLAŞIM SİSTEMİ’ ÇÖKÜYOR MU?

Okyanusların karşılaştığı tek değişim, yükselen deniz seviyesi değil. 1990′larda başlatılan 10 yıllık Dünya Okyanus Dolaşımı İnceleme Çalışması, araştırmacıların günümüzde okyanus taşıyıcı kuşağı olarak adlandırılan sistemi, daha iyi anlamalarına yardımcı oluyor.

Okyanuslar, aslında, insan vücudundaki kan dolaşımını andırır bir seyir izler ve gezegene, yaşamın sürmesini sağlayan bir dolaşım sağlar. Etkili rüzgârların ve deniz suyunun sıcaklığıyla tuzluluğuna bağlı olarak farklılık gösteren, su yoğunluğundaki değişikliklerin hareketlendirdiği akıntılar, gezegenin kara yüzeylerinin soğumasında, ısınmasında ve yağış almasında ve ısının ekvator bölgesinden kutuplara taşınmasında, büyük önem taşıyor. T aşıyıcı kuşağı çalıştıran motor ise, yoğunluğun harekete geçirdiği termohalin (ısı ve tuz) dolaşımıdır. Ilık, tuzlu su, Gulf Stream gibi yüzey akıntılarıyla, tropikal bölgelerdeki Atlas Okyanusu’ndan kuzeye, kutba doğru akar. Bu tuzlu su, Atlas Okyanusunun en kuzeyine taşınırken, havaya ısı verir. Sıcaklığın düşük, tuzluluk oranının yüksek olması, yoğunluğu artırarak, suyun okyanus derinliklerine çökmesine neden olur. Yüzey suyu, dibe çöken suyun yerini almak için hareket eder. Derin soğuk su, Atlas Okyanusu’nun güneyi, Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus’a akar ve sonunda yine sıcak suyla karışıp yüzeye çıkar.

Su sıcaklığı ve tuzluluk oranındaki değişimler,bu değişimlerin şiddetine bağlı olarak, okyanus taşıyıcı kuşağını, önemli ölçüde etkileyebilir.ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi(NOAA) araştırmacıları,okyanus sıcaklıklarının tüm okyanus havzalarında ve düşünülenden çok daha derinlerde arttığını belirtiyor.

Woods Hole Oşinografi Enstitüsü Başkanı Robert Gagosian, okyanusların, Dünya iklimindeki olası köklü değişikliklerin anahtarı olduğu inancında. Okyanus sıcaklıkları ve tuzluluk oranında çok fazla değişiklik yaşanması halinde, bunun okyanus taşıyıcı kuşağını yavaşlatabileceği ve belki de durdurabileceği uyarısında bulunuyor. Bu da 10 yıl gibi kısa bir sürede çok büyük iklim değişikliklerine neden olabilir.

OKYANUS CO2 (KARBONDİOKSİT) ORANI ARTIYOR

Okyanuslar karbondioksit için önemli bir kuyu, ya da diğer bir deyişle soğurma merkezi ve insan faaliyetlerinden kaynaklanan karbondioksitin yaklaşık üçte birini emiyor. Bermuda gözlem programlarının elde ettiği veriler okyanus yüzeyinde karbondioksit düzeyindeki artışın atmosferdeki karbondioksit artışı ile hemen hemen aynı oranda olduğunu gösteriyor. Ama Bates, daha derinlerde çok daha büyük değişimler gözlemledi. 250 ila 450 metreler arasındaki derinliklerde karbondioksit düzeyleri, yüzey sularındakine oranla neredeyse iki kat daha hızlı artıyor. Bates:

“Bu inanca dayalı bir kuram değil; gözlemlenebilir bilimsel bir gerçek.Ve okyanusun bu bölümünde çok önemli bir şey değişmedikçe veriler bunu göstermez.”


tunalim (Mehmet Tunabaş) tarafından 19.5.2018 21:58:06 tarihinde eklendi ve 332 gösterildi.

DÜNYAMIZA NELER OLUYOR? isimli esere henüz yorum yazılmamış.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
19.5.2018

Okunma:
332

Yazara ait bilgiler:

tunalim

(Mehmet Tunabaş)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.