E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

İZAH EDİLEMEYEN YALNIZLIK


Yalnızlık, insanoğlunun gün geçtikçe büyüyen sorunlardan biridir.

Şu veya bu şekilde hayatımızın bir parçası haline gelen yalnızlık tanımlanması zor bir durumdur.

Ancak, yalnızlığın tanımı gibi ifade edilişi de kişisel ve sorunludur.

Öncelikle yalnızlık ifade edilemeyecek kadar korkunç bir deneyimdir.

Belki de onu korkunç yapan faktörlerden biri de ifade edilemeyişidir.

Zaten ifade edilebilseydi ve paylaşılması kolay olsaydı yalnızlık olmazdı.

Yalnızlık, aslında fark edilen fakat tanımlanamayan bir duygudur.

Bazı insanlar bu duyguyu yaşadıklarının çok sonra farkına varırlar.

Bu duygunun insanı yakalaması yavaş olur ve hemen kronikleşme eğilimi arkasından geliverir.

Sinsice gelişen ve insan zihnini etkileyen her duygu durumu tehlikelidir.

Yalnızlık üzerine ne şarkılar ne türküler yazılmıştır.

Atalarımıza göre ise “Yalnızlık Allaha mahsustu…”

En çok korkulan yalnızlık, yaşlılık döneminde yalnız kalmak.

Kişiler elden-ayaktan düşüp hastalıklarla mücadele edeceklerini düşündükleri yaşlılık yıllarında kendilerine destek olacak, bakacak birilerinin yanında olmayı istiyorlar.

Bir bakımevinde ya da huzurevinde son yıllarını geçirme düşüncesi bile yaşlılaralara sevimsiz geliyor.

Eşini kaybeden yaşlı insanlar da ömürlerinin sonuna kadar yalnızlık duygusundan kurtulamıyorlar.

Bu yıllarda insanların en çok istediği, çocukları ve torunlarıyla birlikte vakit geçirmek.

Böylece yalnız olmadıklarını bilmek, başları sıkıştığında yardım isteyecekleri kişiler olduğunu düşünmek yaşlıları rahatlatıyor.

Annemin en sık kullandığı cümle, “yalnız başına ölmek, öldükten günler sonra bile kimsenin bunun farkına varmaması düşüncesi beni korkutuyor” der.

Aile yapısının güçlü olduğu toplumlarda, bu duruma daha seyrek rastlanıyor. Aile, toplum içinde bir sosyal güvenlik kuruluşu gibi çalışıyor.

Aile yapısı değişime uğradıkça, toplumun yaşam biçimi de değişiyor.

Yaşlı hastalarda yalnızlık hissi en sevdiği yakınını kaybettiği zaman ortaya çıkar.

Yıllardır beraber yaşadığı, aynı kaderi, üzüntüyü, sıkıntıyı, sevinci paylaşan eşlerden birisi öldüğü zaman diğeri yalnızlık hissini derin olarak hisseder.

Kayıp yeni ise, yalnızlık daha da derindir.

Artık hayat onun için anlamını yitirir, yaptıklarından zevk almaz, düşünce girdapları içinde bir köşeye çekilir.

Yalnızlık duygusu içinde takılıp kalanların büyük bir bölümü, günün birinde ölümü ister hale gelir.

Ayser ÖZBAKIR


Ayserozbakır (Ayser ÖZBAKIR) tarafından 8.8.2018 21:15:34 tarihinde eklendi ve 51 gösterildi.

İZAH EDİLEMEYEN YALNIZLIK isimli esere henüz yorum yazılmamış.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
8.8.2018

Okunma:
51

Yazara ait bilgiler:

Ayserozbakır

(Ayser ÖZBAKIR)
• Profili

Diğer yazdıkları:

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.