E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

DÜNÜN ÇOCUĞU



Yıl 1960 olmalı... Nisanın son günleri... Güzel bir baharı yaşıyoruz. Kadastro Hakimi, Tapu müdürü, davavekili olan babam ve kucağında daktilosuyla bir katip... Keşif için bir köye gidecekler. Nasıl olduysa son anlık bir kararla Tapu müdürünün oğlu ile beni de cipe bindirdiler. Bir saat kadar süren yolculuktan sonra, arkada yoğun bir toz bulutu bırakarak köye girdik. Ağılı, ahırı, geniş harman yeri olan iki katlı bir evin önünde bizi bekliyorlardı.Köyde bir ağacın altında yazıp çizdiler. Köyden dönerken dava sahibi kişi ikimize de birer kuzu verdi. Hakim önde biz cipin arkasında kuzularla diz dize sıkışarak döndük ilçeye. Ertesi gün köyden tanıdığımız biri geldi bize. “Bu kuzuyu bana satar mısın?” dedi. Kırk liraya sattığım kuzuyu garaja kadar götürüp yeni sahibine teslim ettim, eve dönüyordum. Bir gün sonra Kurban Bayramı… Ben yolun solundan yürürken, caddenin sağındaki öğretmenler derneğinin önünde birkaç öğretmen bahar güneşinin tadını çıkarıyorlardı. Onlara baka baka yürüyordum. Ansızın üç atlı, caddenin taşlarında şakır şakır eden nal sesleriyle ve hışımla beni geçtiler. Beş on metre ancak gitmişlerdi; atlıların birinden bir kağıt parçasının süzülerek düştüğünü gördüm. O güne dek hiç görmediğim bir paraydı düşen; üstünde 100 Türk Lirası yazılıydı. Eğilip aldım. Kuzuyu 40 liraya sattığıma göre, yaklaşık üç kuzu alabilecek bir paraydı bu… O yıl 11-12 yaşlarındayım. Dünyanın puşt yüzünden henüz haberim yok! Gördüğüm her şey anlamlı; bütün insanlar saygın, bütün bayramlar kutsal ve dünya güzeldi. Yerde gökte cıvıldayan kuşların, dağların taşların, insanların velhasıl evrende gördüğüm her şeyin sevgisi işlemiş yüreğime. Ya ilçemiz? Kendiliğinden saygınlık uyandıran, güven veren insanlar, kirlenmemiş doğa, lekelenmemiş varlıklar!... Suyu arı, ekmeği aşı helal, duygusu, düşüncesi, kültürü bozulmamış ilçemiz… Böyle bir dünyada böyle insanlar ve varlıkların kucağında öyle mutluyum, öyle güvendeyim ki! Sanki herkes benim akrabam, koruyucum, sanki gördüğüm her şey başkasının olduğu kadar da benimdi.
Parayı düşüren atlılar, çarşının iki yanını süsleyen akasyaların arasında bir gölgeye girip bir güneşe çıkarak şakır şakır gidiyorlardı. Elimde yüz Türk lirası…
O gün, o an aklımdan geçenleri katıksız anlatıyorum size:
“Adamların köyden geldikleri belli... Yarın Kurban Bayramı… Bu parayla alışveriş yapacak, çocuklarına bayram elbisesi, şeker alacaklar. Parayı düşürdüklerine göre eli boş dönecekler köye ve çocukları üzülecek. O halde bu parayı vermeliyim…”
İlçemizin topu topu beş yüz metre kadar olan taş döşenmiş caddesinde atlıların arkasından koştum. Köşkerler çarşısının yanından geçerlerken yetiştim onlara. Elimdeki parayı göstererek: “Bu para sizden düştü” dedim; üçü de hışımla attan indiler. Özellikle birisi ceketinin iç ceplerini şöyle bir karıştırdıktan sonra, “Benim param, cebimden düşmüş,” dedi. Parayı aldıktan sonra babamın adın sordu; söyledim. Bana kocaman bir “aferin,” çekip, “Helal süt emmiş,” dedikten sonra babama selam gönderdiler, bana da kağıt 2,5 lira ödül verdiler. Bir cebimde 40 lira kuzu parası bir cebimde aldığım ödül, sevinerek eve geldim.
***
Geçen Kurban Bayramından iki gün önce, 11-12 yaşlarında bir çocuğa 10 Tl. para verdim ve fırından üç ekmek alıp getirmesini rica ettim. İçtenlikle söylüyorum ki 6 liraya üç ekmek alacak, geri kalan 4 lirayı çocuğa verecektim ama olmadı. Niçin mi? ne ekmek geldi ne çocuk!... Yukarıda anlattığım çocukluk anımı anımsadım. Nasıl oldu da dünün o saf, temiz çocukları ve giderek şeytanlaşan insanlar bu durumu geldi, getirildi? Yukarıda anlattığım o güzel dünyamıza yeniden kavuşmamız için büyüklü küçüklü hepimize görevler düşmüyor mu?

Doğan Soydan/ 02 Aralık 2018


dogan.soydan@hotmail.com (doğan soydan) tarafından 20.12.2018 00:37:05 tarihinde eklendi ve 188 gösterildi.

DÜNÜN ÇOCUĞU isimli esere henüz yorum yazılmamış.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
20.12.2018

Okunma:
188

Yazara ait bilgiler:

dogan.soydan@hotmail.com

(doğan soydan)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.