E-mail adresiniz: Şifreniz: Beni hatırla   » Yeni üye olmak istiyorum » Şifremi unuttum

DEĞİŞEN İNSANLAR MI TÜRKİYE Mİ?



Eski zamanlar diyelim, eskinin özlemi diyelim adı ne olursa olsun bugün ile kıyas yapmamız açısından güzel bir konuya değineceğim.

Kendimden başlayarak konuya gireceğim. Küçük bir ilçede büyüdüm. Orada her yer sizin için çim saha, her yer koşulacak kulvar, sağa sola bakmadan geçilecek yollar vardı. Herkes birbirini tanıyordu. Selamsız geçilmezdi. Kıraathanelerde adı üstünde kıraat yani konuşma sohbet yerinde oturulur gerçekten sohbet edilirdi.

Büyük şehir takıntısı o devirde herkeste vardı. merak konusuydu. Büyük binalar, deniz manzarası, kalabalıklar, marketler, sinemalar merak ediliyordu. Bir arkadaşım 2 ay İstanbul'da kaldı döndüğünde konuşması bile değişmişti. Yani aslında oranın atmosferine kaptırmıştı kendini. Konuşmasını sonra düzeltti. Güya İstanbul görmüş desinler diye öyle konuşmuş.

Bazı insanlar yaptıkları tatillerin havasını atmaktan zevk alırlardı. Tatil malum pahalı bir eğlence. Oraya giden denize girecek, yanacak ki dinlensin. Yok öyle değil aslında güneş yanıklarını gösterirdi desinler ki tatile gitmiş, denize girmiş desinler diye hava atardı.

İlk üniversite sınavına 1980 yılında Samsun'da girdim. O zamanlar terör demeyelim de anarşi sağ-sol kavgası vardı. Bir mahalle başka mahalleye düşmandı. Falanca ilde daha fazla sağcı var. Filanca ile giderse orada döverler. Benimde öyle oldu. Samsun'daki üniversite sınavına girdim ve bir saat sonra çıktım. Halbuki sınav 4 saatti. Kendimi okulda başarılı bulurdum. Bu kısa sınav süresinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesini kazandım.

Komşumuzun televizyonu vardı, doluşurduk bir odaya ne olursa olsun izlerdik. Sihirli kutu bizleri büyülüyordu. Muhammed Ali Müslüman olduğu için hiçbir boks maçını kaçırmazdık. Çok büyük gururdu bizim için.

Gelelim şimdiki Türkiye'ye. Halı sahalar var, bizim top koşturduğumuz sonsuz arazilerden değil. Tellerle çevrili küçük bir yer dön dolan. Öyle önüne arkana bakmadan geçeceğin yollar yok. Önüne de baksan arkana da baksan geçemeyeceğin yollar var. Hatta o yolların bazı yerlerinde çıkmakla zorlanacağın üst geçitler var.

Şimdiki Türkiye'de kimse birbirini tanımıyor, selam vermiyor. Öyle sohbet yeri değil kıraathaneler, kumar ve okey salonlarına dönüşmüş. Sohbet etmedikleri gibi okumuyorlardı, köşesinde bir sürü gazete var eline alıp bakan yok.

Büyük şehre gitmek gereksizleşti. Büyük şehirlerde aradığınız ne varsa artık yaşadığınız o küçük kasabalarda bile var artık. Konuşma şeklini de değiştirmiyorsun. Büyük şehirde trafikten dertleniyor gidenler. Çöplüklerden, kötü kokulardan, hava kirliliğinden yakınıyor insanlar.

Tatil artık denize gitmekle olmuyor. Deniz yerine dağ havası, köy yerleri ve turlar tercih ediliyor. Yaşlı insanlar için rutubetli havalar iyi gelmiyor. aşırı sıcaklar bir yerlere gezmenize mani. Arabanız varsa klimasını açarsınız belki o zaman çekilir.

Üniversite sınavında benim zamanımdaki gibi can güvenliğiniz tehlikede değil ama geleceğiniz tehlikede. O zaman canımı kurtarayım derdin şimdi geleceğimi kurtarayım diyorsun. Okumak ve okumuş olmak yetmiyor.

Şimdi bakalım bu pencereden Türkiye ne kadar değişmiş. Aslında Türkiye değil insanlar değişmiş. Türkiye aynı Türkiye ama ben o çocukluğumun insanlarını istiyorum. Çocukluğumun sohbetlerini, heyecanını, selamlarını, akraba ve komşuluklarını, yollarını, mevsimlerini istiyorum.


ibezgi (ibrahim koçman) tarafından 16.10.2019 19:05:16 tarihinde eklendi ve 68 gösterildi.

DEĞİŞEN İNSANLAR MI TÜRKİYE Mİ? isimli esere henüz yorum yazılmamış.

Esere ait bilgiler:

Kayıt tarihi:
16.10.2019

Okunma:
68

Yazara ait bilgiler:

ibezgi

(ibrahim koçman)
• Profili

 

© 2008-2009 Yazarlar Topluluğu | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.